Avukat Erdem Akçay

Alan Adını Haksız Yolla Ele Geçirmeye Çalışmak (Bölüm 1)

Yazar: Avukat Erdem Akçay - Tarih: Şubat 12, 2013

Aşağıdaki metin, 12 Kasım 2012 tarihinde düzenlenen 2. Domain Etkinliği’nde yaptığım konuşmanın özetidir. Metinde değinilmediğini düşündüğünüz ayrıntıları, eleştiri ve önerilerinizi yorum bölümünü kullanarak iletebilirsiniz.

Alan Adını Haksız Yolla Ele Geçirmeye Çalışmak (Reverse Domain Name Hijacking)

Bilindiği üzere alan adlarının kayıt usulleri çeşitlilik arz etmekte. Ancak temel yöntem, kayıt ücretini ödeyenin alan adına sahip olmasıdır. Küresel uzantılarla, çoğu ülkesel alan adlarında, kayıt ücretini ödemek, alan adını kaydedebilmek için yeterlidir. Bazı alan adlarının kaydında ise, kayıtta hak sahipliğinin ispatını sağlayabilecek evraklar talep edilebilmektedir. Bu uzantıların en basit örneği .com.tr uzantılardır. Yönetmelikle getirilmiş kurallar nedeniyle, .com.tr alan adı almak için, öncelikle bir takım evrakları alan adı yönetimine sunmanız gerekmektedir. Bu yöntemin temel amacı, alan adlarının, hak sahipleri tarafından yönetilmesini sağlamaktır.

İki usulün ortak paydası ise, alan adı uyuşmazlıklarına her zaman açık olmasıdır. Uyuşmazlıktan kasıt, alan adını kaydeden kişiyle, diğer bir kişi arasındaki çıkar çatışmasıdır. Diğer kişi, alan adını kaydetme ve alan adının kullanım hakkının aslında kendisinde olması gerektiğini söylerken, kaydetmiş olan kişi, bunu kabul etmemektedir. Bu uyuşmazlığın çözümü için, tahkim kurulları ve yerel mahkemeler söz sahibidir.

Uyuşmazlıkların giderilmesi için yapılan şikayetler şüphesiz ki her zaman haklılık taşımaz. Bazen şikayetçinin asıl amacı, üzerinde hakkının bulunmadığı bir alan adını, hem de hukuku kullanarak, ele geçirmektir. İşte bu noktada, alan adını haksız yolla ele geçirme kavramı ortaya çıkmaktadır.

Alan adını haksız yolla ele geçirmeye çalışmayı genel ifadeyle; bir marka sahibinin, aslında var olmayan bir hakkı dayanak göstererek, markaya ilişkin bir alan adını hesabına dahil etmek için yargı merciilerinde şikayetçi olması olarak tanımlayabiliriz. Bu haksız yöntem çoğunlukla, kendisini yasal merciilerde temsil etmeye çekinen, bu konuda yeterli maddi gücü olmayan ya da başka bir nedenle kendini haksız görenlere karşı kullanılmaktadır. Hayatın her alanında olduğu gibi, büyük balığın küçük balığı yemeye çalışması da denebilir. Ancak bu yöntem illa küçük balıklara karşı uygulanır diye bir kaide şüphesiz yoktur. Bazen “Şansımı bir deneyeyim”, düşüncesi etkin olabilir.

Bugünkü sohbetimizde WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nin Alan adını haksız yolla ele geçirme konusundaki tavrını incelemeye çalışacağız.

Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü için Yeknesak Politika(Rules for Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy)’da Alan adını haksız yolla geçirme şu şekilde tanımlanmıştır:

Reverse Domain Name Hijacking means using the Policy in bad faith to attempt to deprive a registered domain-name holder of a domain name.

Alan adını haksız yolla ele geçirmeye çalışmak, politikayı kötü niyetle kullanarak, alan adı sahibinin alan adını kullanmasına engel olmaktır.

Tanımı inceleyelim. Alan adını haksız yolla ele geçirmeye çalışmak için,

  • Politikayı kullanmak, yani politikanın şahıslara tanıdığı haklardan faydalanarak, tahkim merkezinde şikayetçi olmak,
  • Kötü niyetli olmak,
  • Alan adı sahibinin, alan adını kullanmasına engel olmayı amaçlamak,

gereklidir.

Politika’nın 15/e maddesi ise Alan adını haksız yolla ele geçirme teşebbüsü durumunda hakemin ne yapabileceğini düzenliyor:

(e) Panel decisions and dissenting opinions shall normally comply with the guidelines as to length set forth in the Provider’s Supplemental Rules. Any dissenting opinion shall accompany the majority decision. If the Panel concludes that the dispute is not within the scope of Paragraph 4(a) of the Policy, it shall so state. If after considering the submissions the Panel finds that the complaint was brought in bad faith, for example in an attempt at Reverse Domain Name Hijacking or was brought primarily to harass the domain-name holder, the Panel shall declare in its decision that the complaint was brought in bad faith and constitutes an abuse of the administrative proceeding.

Kurala göre; eğer panel, şikayetçinin kötü niyetli ve amacının alan adını haksız yolla ele geçirmek olduğu kanaatine varırsa, kararında bunu belirtir. Bu zorunlu mudur? Takdir söz konusu olduğu için, zorunludur denilemez.

Konuşma metninin devamı için tıklayınız.

Kategori: Alan Adı Hukuku

Yorum Yapabilirsiniz