Avukat Erdem Akçay

  • Dolandırıcılara Dikkat Edin
  • İstenmeyen (Spam) Kısa Mesaj, Aranma, E-postalar Nasıl Şikayet Edilir?
  • Uyarıcı levha olmadan trafikte yapılan radarla hız kontrolü ile ceza kesilemez
  • Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Avukat Erdem AKÇAY

Avukatlığın mahiyeti ve amacı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu‘nda düzenlenmiştir. Yasaya göre avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat ise, yargının olmazsa olmaz kurucu unsurlarından, bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden kişidir. Avukat, hukuki ilişkilerin düzenlenmesini, hukuki sorun ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve bu yönde yapılan işlerde hukuk kurallarının tam ve yerinde olarak uygulanmasını, her derecedeki yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak için faaliyet gösterir. Avukatsız bir yargıdan söz edilemez. Zira, yargılamanın en temel ve olmazsa olmaz prensiplerinden birisi savunma hakkının kişiye tanınmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre herkes, yargı mercileri önünde davacı ya da davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Avukat, hak arayan kişinin rehberidir.

Avukatlık, yemin ile başlar. Yeminin içeriği şu şekildedir: “Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine ant içerim.”. Yemin metninden de anlaşılacağı üzere avukatlık faaliyetini icra ederken avukat, hukuka, ahlaka, avukatlık mesleğinin onuruna ve kurallarına uygun davranmak zorundadır. Avukatlık Kanunu, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları, avukatın uymak zorunda olduğu mesleki kuralları belirlemektedir.

Avukat

Avukat Tutmak Zorunlu mudur?

Hukuki anlaşmazlıkların çözümü için başvurulacak yollarda temel olarak avukat ile temsil edilmek zorunlu değildir. Ancak bazı davalarda, örneğin alt sanırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafii bulunması zorunludur.

Avukat ile Temsil Edilmek Neden Önemlidir?

Avukat, hem uyuşmazlık çıkmadan önce hem de uyuşmazlık çıktıktan sonra müvekkiline hukuki destek sunar. Koruyucu avukatlık, özellikle ticari faaliyetlerde çekişme yaşanmamasını, yaşandığında hak kayıplarına uğranılmamasını sağlamak konularda önem arz eder. Örneğin ticari faaliyete ilişkin bir sözleşmenin hukuka uygun olarak ve olasılıklar öngörülerek hazırlanması halinde, ileride oluşabilecek çekişmelerin önüne geçilebileceği gibi, çekişme yaşandığında avukat tarafından temsil edilenin hukuki haklarının korunmasını da sağlayacaktır. Şüphesiz ki aynı sözleşme, bir hukukçunun, bir avukatın yardımı olmadan da hazırlanabilir. Ancak deneyimden ve hukuk bilgisinden yoksun olarak hazırlanmış sözleşmede sorun yaşanması, uyuşmazlığın çözümünde zarara uğrama olasılığı yüksek olacaktır.

Türk Ceza Kanunu madde 4/1, “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.”, demektedir. Madde metninde açıkça hükmolunduğu üzere, gerçekleştirilen fiilin suç teşkil edip etmediğini bilmemek, fiili gerçekleştiren için bir mazeret değildir. Burada da yine hukuki bilgisi nedeniyle avukat önem kazanmaktadır. Fiil gerçekleştirilmeden alınacak bilgi, kişiyi cezalandırılmaktan kurtarabilecektir.

Avukat, hukuki ilişkilerin düzenlenmesinde sunacağı hukuki bilgi ile kişinin menfaatlerinin korunmasını sağlayacağı gibi, karşılaşılan hukuki sorun ve anlaşmazlıklarda ortaya koyacağı avukatlık faaliyetleri ile de kişinin hukuki yararını koruyacaktır. Örneğin bir ceza yargılamasında, haklarını bilmediği için savunmasını doğru şekilde yapmayan bir sanığın karşılacağı sonuç ile hukuki bilgi ve tecrübesi bulunan bir avukat ile temsil edilen sanığın karşılacağı sonuç arasında fark bulunacaktır. Örneğin, dolandıcılığın hukuki anlamını bilmeyen bir sanık, sorgulama esnasında sırf bu bilgiden yoksun olması nedeniyle hatalı beyanlarda bulunabilir. Hukuk, bir dildir. Aynı sözcüğün anlamı hukukta farklı, günlük hayatta kullanılan dilde farklı olabilir. Avukat, hukuk dilini bilen kişi olması münasebetiyle, kişinin kendisini doğru ifade etmesini sağlar.

Yargı erkinin kurucu unsurlarından olan avukat, yargılamayı müvekkili lehine denetleyen kişidir. Avukatın olmadığı yerde kişi, neye, nasıl, ne zaman itiraz edebileceğini bilemeyebilir. Avukat, yargılamanın tüm aşamalarını, başlangıçtan hükmün kesinleştiği ana kadar denetleyerek, gerekli gördüğünde itiraz eder, başvuru yollarını kullanır.

Avukat Ne Zaman Gereklidir?

Genellikle avukata, hukuki bir mesele ile karşılaşıldığında başvurulmaktadır. Halbuki sorunun ortaya çıkmasından önce avukat ile çalışmaya başlamak, çoğu durumda sorunun hiç yaşanmamasını sağlar. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, sözleşme şartlarının doğru ve eksiksiz hazırlanması, hukuki münasebetin sağlıklı ilerlemesini sağlayabileceği gibi, buna rağmen sorun yaşandığında, konunun çözümünde zarara uğramamayı mümkün kılacaktır. Ya da vasiyetnamenin avukatın bilgisi dahilinde hazırlanması, istenen amaca ulaşmayı sağlayabilecektir. Vasiyetnamede bulunması gereken zorunlu bir şartın gerçekleştirilmemesi, vasiyetnamenin iptal edilmesine yol açar. Bu da vefat edenin vefatından önce amaçladığı sonuca ulaşamamasına neden olacaktır.

Avukat İlkeleri

Avukat gerçekleştirdiği mesleki faaliyetlerde, hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uymak zorundadır. Avukat;

  • Bağımsızlığını her durumda korumak zorundadır,
  • İşini sadakatle yürütür,
  • Mesleğin itibarını korur,
  • İddia ve savunmanın hukuki yönü ile ilgilenir,
  • Meslek sırrı ile bağlıdır. Müvekkili ile gerçekleştirdiği tüm konuşmalar, edindiği bilgiler, süresiz şekilde sır kapsamındadır,
  • Müvekkiline gerçekleştirdiği faaliyetlerle ilgili gerekli bilgilendirmeleri zamanında yapar,
  • Müvekkili ile güven ilişkisi içerisinde hareket eder,
  • Müvekkilinin hak kayıplarına sebebiyet vermemek adına, iş ve işlemleri zamanında yapar,
  • Her dava için, o türdeki bir davayı ilk kez alıyor gibi araştırma yapar,
  • Mevzuattaki değişiklikleri takip eder,
  • Müvekkilinin yararına olacak, uzlaşma gibi çözüm yollarına da başvurur,

Şüphesiz tüm ilkeleri tek kalemde yazmak mümkün değildir. Bu nedenledir ki kanun, genel kriteri çizmekle yetinmiştir.

Avukatlık Kanunu ve diğer mevzuat, avukatlıkta uzmanlığı mümkün kılmamaktadır. Dolayısıyla avukat, uzman avukat sıfatı alamayacağı gibi, boşanma avukatı, ceza avukatı, icra avukatı, iş hukuku avukatı, tazminat davası avukatı gibi sıfatlar kullanamaz. Zaten avukat, hukuk araştırması yapabilen kişi olması özelliği ile her türlü hukuki münasebette gerekli araştırmayı yaparak, müvekkiline yardımcı olur. Tabii ki bu durum, avukatın belirli hukuk alanlarına yönelmesine engel değildir. Gerekçe göstermeden, kendisine teklif edilen işi reddetme hakkı bulunan avukat, bu hakkını kullanmak suretiyle deneyim sahibi olduğu türdeki davaları alma yoluna gidebilir. Ancak belirtildiği üzere bu durum, avukatı sınırlamaz.

Avukat, Nerede Avukatlık Yapabilir?

Avukat, sürekli olarak faaliyet göstereceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlüdür. Bunun yanı sıra avukat, sürekli olmamak şartiyle, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir.

Her ne kadar avukat, bağlı bulunduğu baro bölgesinde sürekli olarak ve sürekli olmamak şartiyle memleketin her yerinde faaliyet gösterebiliyor olsa da, meslek kuralları gereği iş yoğunluğunu planlayarak hareket etmesi gereklidir. Bu nedenle özellikle İstanbul gibi büyükşehirlerde faaliyet gösteren avukatlar, belli ilçelerde faaliyetlerini yoğunlaştırmaktadır. Aksi halde ulaşıma gereğinden fazla zaman ayırmak gerekecektir. Biz de bu nedenle, avukatlık faaliyetlerimizi İstanbul ili Avcılar, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Esenyurt, Beylikdüzü, Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Fatih, Zeytinburnu, Sefaköy, Yeni Bosna, Cennet Mahallesi, Florya, Şirinevler ve yakın ilçelerde yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Belirtildiği üzere bu bir sınırlama değil, İzmir, Ankara gibi illerde de avukatlık faaliyetlerimiz bulunmaktadır.

Avukat Yurtdışında Faaliyet Gösterebilir mi?

Küreselleşme, ulaşım ve iletişim olanaklarının artması gibi nedenlerle artık avukatlar, yurtdışında da faaliyet gösterebilmektedir. Bu durum daha çok, uluslararası çalışan şirketlere danışmanlık konularında kendini göstermektedir. Ayrıca yurtdışında yaşayan vatandaşların ya da yabancıların Türkiye’deki hukuki işleri için de avukata vekaletname verilebilir. Çoğunlukla bu durum, yabancı mahkemelerde verilen kararların Türkiye mahkemelerinde tanınması ve icrası anlamına gelen tanıma ve tenfiz davalarında kendini göstermektedir. Gayrimenkul alımı ve satımı, miras davalarının takibi gibi konularda da yabancıların ve Hollanda, Fransa, Almanya, Belçika, İsviçre, Norveç, İsveç, İngiltere, Avusturya, İspanya, İtalya, Danimarka, Rusya ve Azerbaycan gibi ülkelerde yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, bir avukatla temsil edilmeleri mümkündür.