Babalık Davası Nedir, Şartları Nelerdir, Zamanaşımı Ne Kadardır?

Yazılma Tarihi:
Güncellenme Tarihi: 2018-10-18

Babalık Davası ile İlgili Genel Bilgiler

Babalık davasının konusu, Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kısım birinci bölüm birinci ayırımında kendisine yer bulan, baba ile çocuk arasındaki soybağıdır. Baba ile çocuk arasındaki soybağı yani babalık üç yolla kurulabilir. Bunlar:

  • Kişinin, çocuğun annesi ile evli olması,
  • Kişinin çocuğu tanıması,
  • Hakimin soybağına ilişkin karar vermesi.

Babalık Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme Neresidir?

Babalık davasında yetkili mahkeme, davacı ya da davalının dava ya da doğumun gerçekleştiği tarihteki yerleşim yeridir. Görevli mahkeme ise aile mahkemesidir.

Babalık davası, tarafların insiyatifine bırakılmış bir dava değildir. Hakim maddi olguları kendiliğinden araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Buradan anlaşılması gereken hakimin, tarafların ileri sürdüğü delillerle bağlı olmamasıdır. Kendisi de araştırma yapabilir.

Babalık Davasında DNA Testi Yaptırmak Zorunlu mudur?

Yargıtay kararlarına göre bilimin ulaştığı imkanlardan faydalanılarak, babalık davalarında mutlaka DNA raporu alınmalıdır. Zira DNA raporu, taraflar arasındaki babalık ilişkisini %99,9 doğruluk oranı ile ortaya koyabilmektedir. Böyle bir imkan varken DNA raporu alınmadan karar verilmesi yerinde olmayacaktır.

DNA veya diğer araştırmaların söz konusu olabildiği babalık davasında taraflara yasa, zorunlu olan ve ilgilinin sağlığına zarar vermeyecek araştırma ve incelemelere rıza gösterme yükümlülüğü vermiştir. Eğer ilgili taraf bu araştırmaya rıza göstermezse, hakim, araştırma ile elde edilecek sonucu ilgilinin aleyhine yorumlayarak karar verebilir. Örneğin, baba olduğu iddia edilen kişi DNA testi yaptırmaktan kaçınırsa, iddianın doğru olduğu kanaatiyle karar verilebilir. Ancak mahkemelerin rızasızlık halinde zorlamaya yönelik kararlar aldıkları da görülebilmektedir. Örneğin, davayı takip etmeyen ve baba olduğu iddia edilen kişi ile ilgili olarak yakalama kararı çıkartılabilmektedir.

Babalık Davası

Babalık Karinesi

Yasalar bazı durumları, tersi ispat edilene kadar geçerli sayarlar. Buna karine denmektedir. Türk Medeni Kanunu da babalık ile ilgili karineler belirlemiştir. Buna göre:

  • Çocuk evlilik içerisinde dünyaya gelmişse babası, annesinin kocasıdır.
  • Evlilik sona erdikten sonraki üç yüz gün içerisinde doğan çocuğun babası, annesinin eski kocasıdır.
  • Eğer üç günden sonra çocuk dünyaya gelmişse, gebe kalmanın evlilik içerisinde olduğunun ispatı halinde de baba, annenin eski kocasıdır. Eğer üç yüz gün içerisinde çocuğun annesi başka biriyle evlenmişse, evlendiği kişi çocuğun babasıdır.
  • Kocanın gaipliğine karar verilirse, üç yüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.

Bu hallerde çocuğun babası, karineye uygun olarak belirlenir ve nüfus kaydına işlenir. Eğer karinenin doğru olmadığı iddia ediliyorsa, iddia eden iddiasını ispat edebilir ve gerçek durumun farklı olduğunu ortaya koyabilir.

Çocuğun Tanınması

Yukarıda saydığımız üzere soybağının kurulması için uygulanabilecek yollardan birisi tanımadır. Türk Medeni Kanunu madde 245 bunu şu şekilde ortaya koymaktadır:

Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.

Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.

Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.

Görüleceği üzere eğer baba, nüfus memuruna ya da mahkemeye yazılı olarak başvurur veya resmi senette ya da vasiyetname ile yapacağı beyanla, çocuğun babası olduğunu bildirirse, çocuk ile baba arasında soybağı kurulur. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, eğer çocuğun başka birisi ile babalığa ilişkin soybağı varsa, bu bağ ortadan kaldırılmadan çocuğun tanınması mümkün değildir. Örneğin Ç’nin kayıtlardaki babası A’dır ancak biyolojik babası B’dir. Ç ile B arasında soybağı kurulabilmesi için öncelikle A ile olan bağ ortadan kalkmalıdır. Bu da soybağını reddi ile mümkündür. Bu sağlanınca B, Ç’yi tanıyabilir.

Tanımadan Dönmek Mümkün müdür?

Tanıyan açacağı dava ile tanımanın iptalini isteyebilir. Ancak sebep olarak yanılma, aldatma veya korkutma ileri sürülmeli ve ispat edilmelidir.

Tanımanın İptalini Çocuk İsteyebilir mi?

Ana, çocuk ve çocuğun ölümü halinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilirler.

Tanımanın İptali Davasında Hak Düşürücü Süreler

Tanımanın iptaline ilişkin hak düşürücü süreleri belirleyen TMK md. 300’da belirlenmiştir:

Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.

Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.

Babalık Davası ile Soybağının Kurulması

Çocuk ile babası arasında soybağının kurulmasının bir diğer yolu da mahkeme kararıdır. Mahkeme tarafından çocuk ile babası arasındaki babalığın belirlenmesini çocuğun annesi ya da çocuk isteyebilirler. Babanın böyle bir hakkının olmama nedeni, zaten tanıma ile bu amaca ulaşabilmesidir. Buna rağmen baba babalık davası açmışsa, bu dava tanıma beyanı olarak değerlendirilmelidir.

Babalık davasında davalı olan babadır. Eğer baba ölmüşse, babanın mirasçıları taraf olarak gösterilecektir. Konunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle dava Cumhuriyet savcısına ve hazineye ihbar edilmeli, kayyım tarafından açılmışsa anaya, ana tarafından açılmışsa kayyıma ihbar edilmelidir.

Babalık davasında davacı, babanın, çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olduğunu ortaya koyabilirse, babalığa karine sayılır. Yani davalı baba, çocuğun babası sayılır. Ancak davalı baba, çocuğun babası olmasının mümkün olmadığını ya da başkaca birinin baba olma olasılığının bulunduğunu ispat ederse, karine geçersiz hale gelir. Diğer araştırmalar yapılır.

Babalık Davasında Hak Düşürücü Süreler

Babalık davası, çocuk doğmadan ya da doğduktan sonra açılabilir. Yalnız ananın dava hakkı, doğumdan bir yıl sonra düşer. Yani çocuk bir yaşını doldurduğunda ana, babalık davası açamaz. Çocuk ile başka birisi arasında babalık ilişkisi mevcutsa, bir yıllık süre bu kez, bu bağın ortadan kalktığı tarihte başlayacaktır. Yine eğer, dava açmak ananın istemi dışında geçerli bir sebeple geciktirilmişse, gecikmeye ilişkin nedenin ortadan kalkmasından itibaren 1 ay içerisinde dava açılmalıdır.

Babalık Davasında Ananın Babadan Talep Edebileceği Maddi Haklar

Çocuğun annesi, babalıkla ilgili soybağının kurulmasını talep ettiği davada ya da tamamen farklı bir davada, şu giderleri babadan(ölmüşse mirasçılarından) talep edebilir:

  1. Doğum giderleri,
  2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri,
  3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.

Şüphesiz bu alacaklara hükmedilmesi için, babalık bağının kurulmasına karar verilmiş olmalıdır.

Babalık Davasında Çocuğa Kayyım Atanmalı mıdır?

Yargıtay bu hususla ilgili verdiği kararlarda, annenin her zaman çocuğun yararına davranmayacağı düşünülerek mutlaka çocuğa kayyım atanması gerektiğine hükmetmektedir. Dolayısıyla annenin açtığı babalık davasında hakim, çocuğa kayyım atanması talebiyle dava açması için anneye süre verecektir. Kayyım atanana kadar babalık davası bekletilecektir.

Babalık Davasında Davalı, Davayı Kabul Ederse Ne Olur?

Örneğin anne A, çocuğu Ç’nin babasının B olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Dava dilekçesini alan B iddiayı kabul etmiş ve kendisinin gerçekten Ç’nin babası olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda dava sonlanacak mıdır? Hayır, sonlanmayacaktır. Yukarıda bahsedildiği üzere hakim babalık davasında re’sen araştırma yapar. Dolayısıyla hakim araştırılması gereken hususları araştırıp, sonucuna göre karar vermelidir.

Babalık Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mudur?

Babalık davalarında avukat tutmak ve davayı avukat ile takip etmek mecburi değildir. Ancak hukuki hatalar yaparak ananın ya da çocuğun menfaatlerine zarar vermemek adına bir avukatla davanın takip edilmesi faydalı olacaktır.

Kategori: Medeni Hukuk

İstanbul Barosu levhasına kayıtlı olarak Avcılar, İstanbul'da hukuki faaliyetlerine devam eden Av. Erdem Akçay tarafından oluşturulmuş içeriğin izinsiz kopyalanması yasaktır. Alıntı yapılırken kaynak gösterilmesi gereklidir. Yazar hakkında bilgi için Hakkımızda sayfasını ziyaret edebilirsiniz.