Türk Medeni Kanunu (TMK)

TMK 28 – Doğum ve Ölüm (Kişiliğin Başlangıcı ve Sonu)

Kişilik, hukuk koruma altında olan ve kişi olunmasına bağlı olarak sahip olunan değerlerin bütünüdür. TMK 28’e göre kişiliğin başlangıcı için çocuğun tüm varlığı ile anne rahminden ayrılması ve bu ayrılıktan sonra kısa bir süre dahi olsa tek başına yaşaması gereklidir. Kişiliğin sona ermesi ise ölümle olacaktır. Kişiliğin oluşmasında ana rahminden ayrılma anına bakılırken çocuk hak…

TMK 27 – Adın Değiştirilmesi

TMK 27 önemli bir düzenlemeyi barındırmaktadır. Maddeye göre adın değiştirilmesi için haklı bir sebebin ileri sürülmesi gereklidir. Ad veya soyadın değiştirilmesi davası için bir süre görevli mahkemenin tespitinde uyuşmazlık yaşanmış ancak sonuç olarak yetkilinin asliye hukuk mahkemesi olduğu belirlenmiştir. TMk madde 27 ayrıca adın değiştirilmesi ile kişisel durumun değişmeyeceğini de belirlemektedir. TMK 27 2. Adın…

TMK 26 – Adın Korunması

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Kişilik” başlıklı birinci bölümünde yer alan bir düzenleme de ad üzerindeki haklardır. TMK 26, ad üzerindeki haklarla ilgili olarak adın korunması kenar başlığını taşımaktadır. TMK madde 26, adı kişilik hakkına dahil bir değer olarak görmekte ve adın korunması için neler yapılabileceğini belirlemektedir. TMK 26 1. Adın korunması Madde 26 –…

TMK 25 – Davalar (Kişiliğin Korunması)

TMK 25, kişiliğin korunmasına ilişkin davaları düzenlemektedir. Maddeye göre, önlenme, son verme ve tespit olmak üzere üç tür dava söz konusudur. Kanun davacıya, düzeltme ya da kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanmasını da isteyebileceğini belirlemektedir. Önemli bir düzenleme olan üçüncü fıkra, maddi ve manevi tazminat isteminin yanı sıra, hukuka aykırı saldırı sayesinde elde edilmiş…

TMK 24 – İlke (Saldırıya Karşı Kişiliğin Korunması)

TMK 24, kişiliğin korunması konu başlığı altında saldırıya karşı kişiliğin korunmasına ilişkin ilkeyi belirlemektedir. TMK madde 24’e göre kişilik hakkına saldırılan kimse hakimden, korunmasını isteyebilecektir. İkinci fıkra ise sınırlamayı belirleyip hukuka aykırılığı tanımlamaktadır. Buna göre kişilik hakkı saldırıya uğrayan kimsenin rızası varsa, saldırıya uğrayan kişilik hakkından daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar söz konusu…

TMK 23 – Vazgeçme ve Aşırı Sınırlamaya Karşı Kişiliğin Korunması

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun Kişiler Hukuku başlıkla kitabında yer alan madde 23, vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı kişiliğin korunmasına ilişkin bir düzenlemedir. Maddeye göre kimse, hak ve fiil ehliyetlerinin bir kısmından bile vazgeçemez. Bu yöndeki düzenlemeler batıldır. İkinci fıkra kimsenin özgürlüklerinden de vazgeçemeyeceğini ve bunu hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamayacağını belirtmektedir. Dolayısıyla…

TMK 22 – Kurumlarda Bulunma

TMK 22, geçici süreli kalmaların yerleşim yerine etkisini belirlemektedir. TMK 20‘ye göre bir yerin yerleşim yeri olabilmesi için kişinin burada sürekli kalma niyetiyle oturuyor olması gereklidir. TMK madde 22 de açıklamada bulunarak, öğretim nedeniyle bir yer de bulunmanın, eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulmanın yeni yerleşim yeri edinme anlamı taşımayacağını belirlemektedir. Örneğin öğrencinin kaldığı…

TMK 21 – Yasal Yerleşim Yeri

TMK 21, yasa ile belirlenen yerleşim yerini, yani yasal yerleşim yerini belirlemektedir. Buna göre yerleşim yerinin belirlenmesinde iradilik söz konusu değildir. TMK madde 21, velayet altındaki çocuğun yerleşim yerinin anne ve babasının yerleşim yeri olduğunu söylemektedir. Vesayet altındaki kişiler içinse yasa, bu kişilerin bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerin yerleşim yeri olduğunu dile getirmektedir. TMK…

TMK 20 – Yerleşim Yerinin Değiştirilmesi ve Oturma Yeri

TMK 20, yerleşim yerinin nasıl değiştirilebileceğini, yerleşim yerine sahip olmayanların durumlarının ne olacağını belirlemektedir. Yasa metnine göre yerleşim yerinin değiştirilmesi ancak yeni bir yerleşim yeri edinmeye bağlanmıştır. Dolayısıyla her kimsenin bir yerleşim yeri her an olmalıdır. Önceki yerleşim yeri belli olmayan ya da yabancı ülkedeki yerleşim yerinden ayrıldığı halde Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan kimseler için…

TMK 19 – Yerleşim Yeri Tanımı

TMK 19, hukukta önemli bir yere sahip olan yerleşim yeri kurumunu tanımlamaktadır. Maddeye göre yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalmak niyetiyle oturduğu yerdir. Tanımda dikkat edilmesen gereken unsurlar, sürekli kalmak ve oturmaktır. Bu iki unsurun bulunmadığı yer yerleşim yeri değildir. İkinci fıkrada yerleşim yeri sayısına sınırlama getiren Türk Medeni Kanunu, bir kimsenin aynı anda sadece…

TMk 18 – Kayın Hısımlığı

TMK 18, kayın hısımlığının varlığı halinde tür ve derecenin nasıl belirleneceğini ortaya koymaktadır. Buna göre eşler, diğer eşin kan hısımları ile aynı tür ve dereceden kayın hısımı olurlar. Dolayısıyla kişi, eşinin babası ile birinci dereceden kayım hısımıdır. Kayın hısımlığının evlilik sona erse dahi ortadan kalkmayacağını ise TMK madde 18/2 düzenlemiştir. Özellikle evlilik,  evlat edinme gibi…

TMK 17 – Kan Hısımlığı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hısımlığı iki başlık altında düzenlemiştir. Bunalardan ilki, TMK 17’de düzenlenen kan hısımlığıdır. TMK madde 17’ye göre kan hısımlığının derecesi, hısımların birbirine bağlayan doğum sayısına göre belirlenir. Örneğin anne ile çocuk arasındaki kan hısımlığı, birinci derecedir. Zira arada tek doğum vardır. Büyükbaba ile torunu arasındaki kan hısımlığı ise ikinci derece kan…

TMK 16 – Ayırt Etme Gücüne Sahip Küçükler ve Kısıtlılar

TMK 16, küçük veya kısıtlı olmasına rağmen ayırt etme gücüne sahip olanların borç altına girebilmek için yasal temsilcilerinin rızasına ihtiyaç duyduklarını hüküm altına almaktadır. TMK 16 devamında ise, yasal temsilcinin rızasının, karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarının kullanımında gerekmeyeceği belirlenmiştir. İkinci fıkrada TMK madde 16, eğer küçüğün ya da kısıtlının ayırt etme gücü…

TMK 15 – Ayırt Etme Gücünün Bulunmaması

Ayırt etme gücünün bulunmaması kenar başlıklı TMK 15, yasada belirlenen özel durumlar hariç olmak üzere ayırt etme gücü bulunmayanların fiillerinin hukuki bir sonuç doğurmayacağını belirler. TMK 13 ayırt etme gücünü kimlerin sahip olduğunu ortaya koymaktadır. TMK 15 Ayırt etme gücünün bulunmaması Madde 15 – Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan…

TMK 14 – Genel Olarak Fiil Ehliyetsizliği

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 9 fiil ehliyeti ile ilgili olarak fiil ehliyetine sahip olan kimsenin, kendi fiiliyle hak edinebileceğini veya borç altına girebileceğini belirlemektedir(TMK 9). Devamı maddelerde ise fiil ehliyetine sahip olmanın gerektirdiği nitelikler sayılmaktadır. TMK 14, kimin fiil ehliyetinin bulunmadığını genel olarak belirlemektedir. Yasa maddesine göre ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve…

TMK 13 – Ayırt Etme Gücü

TMK 13, ayırt etme gücüne kimlerin sahip olduğunu belirlemiştir. Yaş küçüklüğünün ayırt etme gücünün varlığına engel olabileceğini kabul eden TMK madde 13, her küçüğün ayırt etme gücüne sahip olmadığı yönünde bir hüküm kurmamıştır. Belirli bir yaş da belirlemeyen Türk Medeni Kanununa göre yaş küçüklüğünün ayırt etme gücüne sahip olmayı engelleyip engellemediğinin her olay için ayrı…

TMK 12 – Ergin Kılınma

Fiil ehliyetinin koşullarından biri olan erginliğin elde edilmesinin bir yolu da mahkemece ergin kılınmaktadır. TMK 12,  onbeş yaşını doldurmuş küçüğün mahkemece ergin kılınmayı isteyebileceği, yargılamada küçüğün isteğinin bulunup bulunmaığı ve velisinin rızasının mevcudiyetinin araştıılacağı ortaya konmuştur. Başvuruyu küçük bizzat yapabilir ya da velisi aracılığı ile talepte bulunabilir. Çeşişmesiz yargının konusu olan ergin kılınma, sulh hukuk…

TMK 11 – Erginlik

Erginlik kenar başlıklı TMK 11 ile Türk Medeni Kanunu, erginliğin koşulunu ve istisna halini ortaya koymuştur. Buna göre 18 yaşını doldurmakla kişi erginliğe kavuşacaktır. Eğer 18 yaşını doldurmamış bir kişinin evliliği söz konusu ise bu evlilik de kişiyi ergin kılacaktır ve fiil ehliyetini bizzat kullanma imkanı doğuracaktır(diğer şartlar tamsa). Sıklıkla karıştırılan bir konu ise “yaşın…

TMK 10 – Fiil Ehliyetinin Koşulları

TMK 10, fiil ehliyetine ilişkin koşulların belirlenmeye başladığı madde sırasında, genel koşulu belirlemiştir. Buna göre ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu kabul edilecektir. Görüldüğü üzere Tüek Medeni Kanunu madde 10, kişinin fiil ehliyetine sahip olup olmadığını belirlerken üç koşula bakmaktadır. Bunlar, ayırt etme gücüne sahip olma, kısıtlı olmama…

TMK 9 – Fiil Ehliyeti (Kapsamı)

TMK 9 ile kapsamı belirlenen “Fiil Ehliyeti”, başkasının aracılığı ihtiyaç duymaksızın sırf kendi davranışı ile hak edinebilmesi ya da borç altına girebilmesini ifade eden hukuk terimidir. TMK 9’a göre kişinin kendi lehine hak edinebilmesi ve aleyhine borç altına girebilmesi için fiil ehliyetine sahip olması mecburidir. TMK 8 hak ehliyetini düzenlemişti. Hak ehliyeti her insana verilmiş…

TMK 8 – Hak Ehliyeti

Hukukta kişi, hak sahibi olabilen anlamına gelmektedir. Gerçek ve tüzel kişiler, hak ve borçlara sahip olabilmeleri ise hak ehliyeti ile belirtilmektedir. Hak ehliyeti ile fiil ehliyetini karıştırmamak önemlidir. Türk Medeni Kanunu “Kişilik” başlıklı birinci bölüme, “Kişiler Hukuku” başlıklı birinci kitap altında “Gerçek Kişiler” başlığı ile oluşturulmuş birinci kısımda yer vermiştir. Konumuzla ile ilgili hak ehliyeti(TMK…

TMK 7 – Resmi Belgelerle İspat

TMK 7, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun başlangıç kısmının son maddesidir. Resmi belgelerle ispat kenar başlıklı TMK madde 7, resmi sicil ve senetlerin ilgili oldukları yani belgeledikleri olgulara ilişkin kanıt oluşturduklarını belirler. Resmi sicil ve senetlerin doğruluğu karinesi, TMK madde 7 ile hayat bulmaktadır. Buna göre aksi kanıtlanmadıkça resmi ve sicil ve senetlerin belgeledikleri olguları…

TMK 6 – İspat Yükü

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6, ispat yükünün kime düşeceği ilişkin olarak düzenlenmiştir. TMK 6‘ya göre ispat yükü, kanunda aksi bir hükmün bulunmadığı konularda, hak iddiasında bulunan tarafa düşecektir. Buna göre hak iddiasında bulunan taraf, hakkını dayandırdığı olguların varlığını, gerçekliğini ispat etmekten sorumludur. TMK madde 6 ‘ya göre, kanun aksini söylemiyorsa, iddia eden ispat…

TMK 5 – Genel nitelikli hükümler

TMK 5, Türk Medeni Kanunu ile Borlar Kanunundaki genel hükümlere ilişkindir. TMK madde 5’e göre Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanundaki genel nitelikli hükümler, uygun düştükleri ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulanmalıdır. Şüphesiz genel hükümlerin uygulanabilmesi için ilgili özel hukuk ilişkisine dair özel düzenleme bulunmamalıdır. TMK 5 C. Genel nitelikli hükümler Madde 5 -Bu Kanun…

TMK 4 – Hakimin Takdir Yetkisi

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun dördüncü maddesi olarak ve “Hakimin takdir yetkisi” başlığı altında düzenlenmiş olan kanun maddesi ile hakimin hangi şartlar altında ve konularla ilgili olarak takdir yetkisini kullanabileceği belirtilmiştir. Aynı madde hakime, takdir yetkisini kullanarak karar verirken, takdir yetkisini hangi sınırlar içerisinde kullanabileceğini de söylemektedir. Özellikle manevi tazminat, nafaka miktarının belirlenmesi gibi konularda…

TMK 3 – Gerekçesi ve Emsal Yargıtay Kararları

Hukuki ilişkilerin kapsamı başlığı altında dürüstlük kuralına karşılık gelen TMK 2’den sonra gelen TMK 3, iyiniyetin başlığı altında düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu madde 3’e göre yasa eğer iyiniyete bir hukuki sonuç bağlamışsa, iyiniyetin varlığı asıl olandır. Devamı fıkrada ise madde, kimsenin iyiniyet iddiasında bulunabilmesi için mevcut durumun gerektirdiği niteliklere sahip özeni göstermiş olmasının gereklilik olduğu…

TMK 2 – Gerekçesi ve Emsal Yargıtay Kararları

TMK 2 yasada, “Başlangıç kısmında yer almaktadır. “Hukuki İlişkilerin Kapsamı” başlığı altındaki “Dürüst davranma” altında düzenlenen madde kişilere haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranma yükümlülüğü yüklemektedir. Dürüstlük kuralı ya da dürüst davranma ilkesi olarak adlandıran kuralara göre herkes, hukuki davranışlarında dürüst davranmak zorundadır. Kişinin bir hakkını açıkça kötüye kullanmasını ise hukuk düzeni korumayacaktır….

TMK madde 1 – Gerekçesi ve Emsal Yargıtay Kararları

TMK madde 1: A. Hukukun uygulanması ve kaynakları Madde 1 – Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyseona göre karar verir. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır. TMK…