Avukat Erdem Akçay

Alan Adını Haksız Yolla Ele Geçirmeye Çalışmak (Bölüm 3)

Yazar: Avukat Erdem Akçay - Tarih: Şubat 12, 2013

Metnin ilk kısmı için tıklayınız.
Metnin ikinci kısmı için tıklayınız.

Peki şikayet edilen yargılamayı kazanınca ne elde ediyor? Sadece alan adı üzerindeki haklarını korumaya devam ediyor. Bu zaten vardı. Yapılan masraflar ne oldu? Yanıt yok.

Şunu da belirtelim ki, yargılama sonucunda firma haksız görülürse ve hakkında “alan adını haksız yolla ele geçirmeye” çalışıyor ibaresi kararda yer alırsa, firmanın marka değerinde azalma olabilir. Ancak bunu da herkes biliyor ki, bu tarz haberlerin büyük yayın organlarında yer alması pek kolay değildir. Çünkü yayıncı-reklam ilişkisi, çoğu “günahı” örtbas eder.

Tabii; konuşmanın başlarında söylediğim şekilde, yerel mahkemelerde açılacak davada, haksızlığa uğradığını düşünen şikayet edilen, yani Mehmet, tazminat talebinde bulunabilir. Türk Mahkemeleri’nde bu tarz bir tazminata hükmedilmesi pek kolay olmasa da, Texas Mahkemesi, parvi.org davasında Paris şehrini, tazminat olarak 100.000$, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti olarak 26.000$ ödemeye mahkum etmiş. Gerekçesi ise, alan adını haksız yere ele geçirmeye çalışmak ve haksız fiil.

Konuşmanın başlarında alan adının haksız yolla ele geçirilmeye çalışılmasının kıstaslarının kesinlik arz etmediğini belirtmiştim. Ancak, verilmiş kararlara bakarak, temel nedenleri listelemeye çalışalım.

  • Şikayet edilmeden önce şikayetçinin, alan adını satın almaya çalışmış olması: Burada şikayetçi, şikayet yoluna başvurmadan önce, alan adı sahibine başvurarak, bir bedel karşılığı alan adını almak istemiştir. Örneğin saveme.com davasında şikayetçi, alan adı sahibine 50.000$ teklif etmiş ancak anlaşma sağlanamadığı için şikayetçi olmuştur. Şikayet edilen yaptığı savunmada, “Alan adını satın alamadıkları için, şikayetçi oldular. Dolayısıyla alan adını haksız yolla ele geçirmeye çalışıyorlar”, demiştir. Bunun çoğu durumda haklı bir savunma olduğunu söylemek mümkün. Çünkü, eğer şikayetçinin alan adını alma hakkı varsa, markası buna izin veriyorsa, neden 50.000$ vermeyi teklif etsin? Neden doğrudan şikayetçi olarak alan adını almaya çalışmasın?
  • Alan adı sahibinin ispatlaması gereken hususlardan birisi; ihtilaflı alan adının kötü niyetle tescil edildiği ve kullanıldığıdır. dw.com davasında panel, şikayet edilenin, ilgili alan adını gerçek bir sitenin alan adı olarak kullandığını ve bu durumun, şikayet edence de bilinmesi gerektiğini belirtmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken, şikayetçinin ispatlaması zorunlu olan maddelerden birisinin doğrudan etkili olmasıdır. Şikayetçi savını ispatlarken, şikayetçinin alan adını kötü niyetle kaydetmiş olduğunu ispatlamalıdır. Bunu ispatlarken başvurabileceği yollardan birisi, “şikayet edilenin asıl amacının, alan adını şikayetçiye satmak ya da onu mağdur etmek”, olduğudur. Yani şikayetçi diyebilmelidir ki: “Bu kişi alan adını kaydetmiş ama asıl amacı alan adını bana ya da başkasına satmak, benim markamdan faydalanarak yüksek paralar kazanmaktır”. Ama şikayet edilenin alan adını, açık bir şekilde düzgün bir site için kullandığı ortadaysa, şikayetçi bunu ispatlayamayacaktır ve alan adını haksız yolla ele geçirme teşebbüsü haliyle karşılaşacaktır.
  • hero.com davasında panel, hero’nun jenerik bir sözcük olduğunu ve alan adının, şikayet edilence, kendi işiyle ilgili bir alanda kullandığını, dolayısıyla şikayetçinin alan adını haksız yolla ele geçirmeye çalıştığını belirtmiştir. Bu karar da, demin söylediğimiz karardaki gibi, şikayetçinin ispat etmesi gerekenleri ispat edememesi, şikayet edilenin ise alan adını, kendi işiyle ilgili bir servis için kullanmasıdır.
  • webpass.com davasında, daha sıklıkla karşılaşılan bir durum söz konusu olmuş. Burada şikayetçi markasını, alan adı kaydedildikten sonra tescil ettirmiş. Panel yaptığı yargılama sonucunda şikayetçinin amacının, alan adını haksız yolla ele geçirmek olduğuna karar vermiş. Çünkü şikayetçi, alan adının whois bilgilerine bakarak bile, alan adının kayıt tarihinin, markasının tescil tarihinden yıllar önce olduğunu görebilecektir. Şüphesiz ki sırf marka hakkına sahip olmak, alan adı üzerinde de hakkı olması anlamına gelmez. Hele de alan adı, marka tescilinden önce kaydedilmişse, şüphe iyice artar.
  • proto.com davasında da farklı bir durum mevcut. Burada şikayetçi, “markamı, alan adının kaydedilmesinden sonra tescil ettirmiş olsam da, ben bu markayı piyasada 3 yıldır kullanıyorum”, demektedir. Şikayet edilen de haklı olarak, “meğer 3 yıldır kullanıyorsun, niye alan adını kaydetmedin de, ben alan adını kaydedince marka tescili yaptırdın?” demektedir. Şikayet şartları da tam olarak ispatlanamadığı için panel, “şikayetçinin asıl amacı alan adını haksız yolla ele geçirmek” demiştir.
  • domerica.com davasında her ne kadar panel, alan adının haksız yolla ele geçirilmeye çalışıldığı yönünde karar vermese de, şikayet edilenin bu yöndeki talebi dikkate değer. Şikayet edilen, dava konusu markanın COMERICA olduğunu, alan adının ise domerica.com olduğunu, google’da yapılacak basit bir arama ile bile, marka ile alan adı arasında ilişki olmadığının kolaylıkla görüleceğini, dolayısıyla şikayetçinin amacının alan adını haksız yolla ele geçirmek olduğunu belirtmiştir. Dediğim gibi kabul edilmemiş ancak mantıklı bir iddia olarak değerlendirilebilir. Sırf benzerlikten faydalanarak, tüm alan adlarını ele geçirmeye çalışmanın pek masum olmadığı açıktır.
  • sydneyoperahouse.net davasında ve bu davaya yapılan atıfla kirkpatrick.com davasında, güzel bir tanım yapılmış. Tanıma göre; alan adının haksız yolla ele geçirilmeye çalışıldığı iddiasının kabulü için, alan adı üzerinde şikayet edilenin meşru bir hakkının veya ilgisinin şikayetçi tarafından biliniyor olması, şikayetçinin, şikayet edilenin kötü niyetle alan adını kaydetmediğini bilmesi ve buna rağmen şikayetçi olduğunun ispatlanması gerekir. Bu tanımın unsurlarını tekrar sıralayalım:a) Şikayetçi, şikayet edilenin alan adı üzerinde meşru bir hakkının ya da ilgisinin olduğunu biliyor olmalı,
    b) Şikayetçinin, şikayet edenin alan adını kötü niyetle kaydetmediğini bilmesi,
    c) bunlara rağmen şikayetçi olması,hallerinin varlığının şikayet edilence ispatlanması. Bu sağlanırsa alan adının haksız yolla ele geçirilmeye çalışıldığı iddiası kabul görmelidir.
  • etatil.com davasında ise panel, hem alan adının, ilgili markanın tescil tarihinden önce kaydedilmiş olmasına, hem alakalı alan adının iyi niyetli bir iş için kullanılıyor olmasına, hem de jenerik tatil sözcüğü üzerinde hakkı olduğunu ispatlayamamasına dayanarak şikayetçinin alan adını haksız yolla ele geçirmeye çalıştığına hükmetmiştir.

Söylediğimiz gibi bu sayılan nedenleri çeşitlendirmek mümkün. Her davada ayrı bir ayrıntı ortaya çıkabiliyor. Şunu da ekleyelim, alan adının haksız yolla ele geçirilmeye çalışılması yönünde karar verilmesi için, illa şikayet edilenin dilekçesinde bu yönde beyanda bulunması gerekmez. Panel kendiliğinden de karar verebilir. Örnek olarak metatrader.com davasında panel, şikayet edilenin böyle bir talebi/iddiası olmamasına karşın, re’sen bu karara varmıştır.

Metnin son bölümü için tıklayınız.

Kategori: Alan Adı Hukuku

Yorum Yapabilirsiniz