Avukat Erdem Akçay

Evlilik Birliği İçerisinde Birlikte Yaşamaya Ara Verilmesi

Yazar: Avukat Erdem Akçay - Tarih: Haziran 20, 2013

Türk Medeni Kanunu’na göre evlenme ile evllilik birliği kurulmuş olmaktadır. Bir sözleşme olması nedeniyle de evlilik, taraflara haklar ve sorumluluklar yükler. Temel olarak eşler, evlilik birliğinin mutluluğunu beraberce sağlamak ve varsa çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine birlikte özen göstermek zorundadırlar. Eşlerin birbirlerine sadık kalmaları ve birbirlerine yardımcı olmalarının yanısı sıra evlilik birliğinin önemli unsurlarından birisi de, eşlerin birlikte yaşamalarıdır.

Neden eşlerin birlikte yaşamaları gerekir?

Şüphesiz bu sorunun cevabı, evliliğin amaçlarında gizlidir. Evlilik bir birlikteliktir ki eşler, birbirlerine destek olmak, mutluluklarını ve üzüntülerini paylaşmak, ortak hayatı sürdürülebilir ve yaşanabilir kılmak sorumluluğunu altındadırlar. Evliliğin doğası gereği eşlerin birlikte yaşamaları beklenir.

Eşler birlikte yaşamak zorundalar mıdır?

Eşlerin birlikte yaşamaları temel olarak gerekse ve taraflar birbirlerinden bu hususa uymalarını talep edebilseler de, sosyo-ekonomik şartlar -örneğin eşlerin farklı şehirlerde çalışıyor olmaları- nedeniyle eşler birarada yaşayamayabilirler. Toplumsal yaralardan birisi olan bu duruma, başka bir yazımızda değineceğiz.

Belirttiğimiz bu durum haricinde, eşler her zaman ve her şartta birlikte yaşamak zorunda değillerdir. Türk Medeni Kanunu, “Birlikte Yaşamaya Ara Verilmesi” kenar başlığıyla, konuyu düzenlemiştir. Hükme göre eşlerden biri, ortak hayat nedeniyle;

  • kişiliği,
  • ekonomik güvenliği,
  • aile huzuru

ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Dikkat edilmesi gereken, kanunun sebepleri saymış olmasıdır. Dolayısıyla sebepler belirli sayıdadır. Ancak sebepler incelendiğinde görülebilecektir ki, çok genel olmaları itibariyle, bir çok olaya/duruma uyabilmektedirler. Önemli bir husus ise, tehlikenin “ciddi” olmasıdır. Dolayısıyla, her sorunda eşlerden birisi, ayrı yaşama hakkına sahip olamayacaktır.

Eşlerden birisi ayrı yaşama karar verirse, evlilik birliği nasıl devam edecektir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, ayrı yaşamak, evlenme ile elde edilen hak ve sorumlulukları ortadan kaldırmayacaktır. Bununla birlikte başvuru halinde hakim, eşlerden birinin diğerine yapacağı parasal/maddi katkıya, konut ve ev eşyalarından nasıl yararlanılacağına ve eşlerin mallarının nasıl yönetileceğine ve ergin olmayan çocuklar varsa çocuklar ile ana-baba ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik önlemler, kararlar alacaktır.

Kimler hakim müdahalesini talep edebilecektir?

Eğer başvuru haklı bir sebebe dayanıyorsa, eşlerden herhangi birisi başvuruda bulunabilir. Eğer eşlerden biri haklı bir sebep olmaksızın ayrı yaşamaktaysa, diğer eş, hakim müdahalesini talep edebilecektir.

Nafaka talep edilebilir mi?

Yukarıda belirttiğimiz gibi, haklı bir nedenle ayrı yaşamak zorunda kalan eş, durumun niteliğine göre tedbir nafakası talep edebilecektir. Örneğin; koca evi terk etmiş ve başka bir kadınla yaşıyor olsun. Bu durumda eş olan kadın, kocadan, tedbir nafakası talep edebilecektir.

Çocuklar için nafaka talep edilebilir mi?

Eşler, çocuk ergin oluncaya kadar çocuğun bakımından sorumludurlar. Ayrıca eğer çocuğun eğitim hayatı ergin olduktan sonra da devam ediyorsa eşler, koşulları eşlerden beklenebilecek ölçüde çocuğun bakımına katkıda bulunmak zorundadırlar. Bu süreç, çocuğun eğitim hayatı sona erene kadar devam edecektir.

Eğer eşler ayrı yaşıyorlarsa; çocuk kimin yanında kalıyorsa o eş, çocuk için diğer eşten nafaka talebinde bulunabilecektir.

2 Yorum

  • Remzi A**** diyor ki:

    Merhaba bazı sorunlardan dolayı 1 aydır eşimden ayrıyım yani evi terk etti henüz boşanma davasıda açılmadı ama 1 aydır çocugumu göremiyorum göstermiyolar nereye başvurabilirim böyle bi hakları varmı

    • Avukat Erdem Akçay diyor ki:

      Aile Mahkemesine başvurup tedbir almasını isteyebilirsiniz. En azından çocukla kişisel ilişki kurmanız için gün belirlenecektir.

Yorum Yapabilirsiniz